https://www.youtube.com/live/jhKRTeT9ZFg
MUHARREMİM 10. GÜNÜ AŞURE VE ORUCU
Muhterem Müslümanlar, Hicri Takvimin ilk ayı olan muharrem ayının İslam tarihinde önemli bir yeri vardır. Bu ayın onuncu gününe "Aşura Günü" denilmektedir. “Aşr ve âşir Arapça’da “on” demektir.” Hz. peygamberin Peygamber olmadan ve olduktan sonra da devam ettiği bu oruç, köken olarak Hz. İbrahim ve oğlu İsmail’den beri devam ede geldiği muhakkaktır
RAMAZAN ORUCUNDAN SONRA EN FAZİLETLİ ORUÇ AŞURE ORUCUDUR
Rasulullah s.a.v. bu ay hakkında ; Hz. Aişe r.a. buyurdu HADİS: "Ramazan orucundan sonra en fazîletli oruç, Allah'ın değer verdiği ay olan muharrem ayında tutulan âşûrâ orucudur"[1] buyurarak bu ayda oruç tutmuştur. İbni Abbas Radiyallâhu Anhumâ rivayet ediyor: HADİS: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Medine'ye gelince, Yahudileri Aşure günü oruç tutar gördü. Onlara: "Bu da ne, (niçin oruç tutuyorsunuz)?" diye sordu. "Bu, sâlih (hayırlı) bir gündür. Allah, o günde Benî İsrâil'i düşmanlarından kurtardı. (Şükür olarak) Hz. Musa o gün oruç tuttu" dediler. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): HADİS: "Ben Musa'ya sizden daha layığım" buyurup o gün oruç tuttu ve Müslümanlara da tutmalarını emretti." buyurdu ve o gün oruç tuttu, tutulmasını da emretti.[2] Başka bir rivâyette şöyle buyurmuştur HADİS: "Yahûdilere aykırı hareket edin. Âşûrâ günü ile birlikte bir gün önce veya bir gün sonra da oruç tutun." Bu sebeple müslümanın aşağıdaki birçok faydaları elde edebilmesi için 9, 10 ve ve 11. günler olmak üzere üç gün oruç tutması Müstehabdır Üç gün oruç tutmakla kendisine tam bir aylık oruç sevabı yazılır. Çünkü her iyilik, 10 katıyla mükâfatlandırılır. Nitekim Peygamber -s.a.v.- HADİS: Kim her ayda üç gün oruç tutarsa işte bu, yıl orucu olur. Allah Teâlâ hazretleri bu hususu te'yiden kitabında şu ayeti indirdi: AYET."Kim bir hayır işlerse o kendisinden on misliyle kabul edilir" (En'am 160). Bir gün on misliyle kabul ediliyor.[3] Bu aydaki oruç, Ramazan orucundan sonra en faziletli oruçtur Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmaktadır: HADİS: " Ramazan ayından sonra en faziletli oruç (ayı) şehrullah olan Muharrem ayıdır. Farz namazdan sonra en efdal namaz da gece namazıdır."[4] Hz. Ali (radıyallahu anh)'ın anlattığına göre bir adam ona sorar: "Ramazandan sonra hangi ayda oruç tutmamı tavsiye edersiniz?" Ali (radıyallahu anh) şu cevabı verir: "Ben bu soruyu Resûlullah'a soran kimseye rastlamamıştım. Nihayet bir adam sordu. O zaman ben de yanlarında idim. Dedi ki: "Ey Alah' ın Resulü! Ramazandan sonra hangi ayda oruç tutmamı tavsiye edersiniz?" Şu cevabı lütfettiler: HADİS: "Ramazan dışında da oruç tutmak istersen Muharrem ayında tut. Çünkü o Şehrullah (Allah'ın ayı)dır. O ayda bir gün vardır ki, Allah onda bir kavmin günahlarını affetti, bir başka kavmin günahını da affedecek."[5] Muharrem ayının 10. günü ile birlikte 9. ve 11. günlerini tutmakla yahûdilere aykırı hareket edilmiş olur. Ve ayrıca Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- örnek alınmış olur. Nitekim Abdullah b. Abbas’tan -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunan hadiste, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bu gün oruç tutmuş ve ashâbına da o günde tutmalarını emretmiştir. Bu oruç, büyük günahlardan kaçınmak şartıyla bir yıl boyunca işlenen küçük günahlara keffâret olur. HADİS: "Aşûra orucunun önceki yılın günahlarına kefaret olacağını Allah(ın rahmetin)den umarım."[6] Haddi zâtında orucun sevap ve mükâfatı, sınırsızdır. Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmaktadır: HADİS: "Ademoğlunun her ameli katlanır. (Zira Cenab-ı Hakk'ın bu husustaki sünneti şudur:) Hayır ameller en az on misliyle yazılır, bu yediyüz misline kadar çıkar. Allah Teâla Hazretleri (bir hadis-kudsîde) şöyle buyurmuştur: "Oruç bu kaideden hariçtir. Çünkü o sırf benim içindir, ben de onu (dilediğim gibi) mükâfatlandıracağım. Kulum benim için şehvetini, yiyeceğini terk etti."[7] Kays İbnu Sa'd İbnu Ubâde (radıyallahu anhümâ) anlatıyor HADİS: "Biz Aşura günü oruç tutuyor ve sadaka-ı fıtri ödüyorduk. Ramazan orucunun farziyyeti ve zekat emri inince artık onunla emredilmedik, ondan yasaklanmadık da, biz onu yapıyorduk."[8] Muhterem Müminler Tarihte geçmiş birtakım hadiselerin, Muharrem ayında gerçekleşmiş olduğuna dair bazı rivayetler bulunmaktadır. Bunlardan biri Nuh Tufanıdır. İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Medine'ye gelince, yahudileri Aşûra günü oruç tutar gördü. Onlara: HADİS: "Bu da ne, (niçin oruç tutuyorsunuz)?" diye sordu. "Bu, sâlih (hayırlı) bir gündür. Allah, o günde Benî İsrâil'i düşmanlarından kurtardı. (Şükür olarak) Hz. Musa o gün oruç tuttu" dediler. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): HADİS: "Ben Musa'ya sizden daha layığım" buyurup o gün oruç tuttu ve müslümanlara da tutmalarını emretti."[9] Muhterem Müminler Muharrem ayı, tarih boyunca insanlık için dönüm noktası sayılabilecek olaylara sahne olmuştur. Bu olaylar kısaca şunlardır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder